Berlin Sehir Rehberi Vid 1 1024x410

Berlin gezi rehberi

Almanya’nın en büyük şehirlerinden birisi olan Berlin, hem Almanya’nın başkentidir hem de en büyük eyaletlerinden birisidir. Konum olarak Şimal Almanya’da yer alır ve Spree ile Havel nehirlerinin arasındadır. 1961 – 1990 yılları aralığında bu şehir, Berlin Duvarı ile Doğu ve Batı olmak suretiyle ikiye ayrılmıştır. Berlin Duvarı günümüzde “Utanç Duvarı” olarak da adlandırılmaktadır. Berlin Schönefeld bölgenin en büyük havalimanı durumundadır. Berlin’de II. Dünya Savaşı döneminde 6,1 insan bu şehirde yaşarken şuan ki nüfusu 4 milyon civarındadır. Berlin şeklinde büyük bir şehri gezerken Berlin gezi rehberi ihtiyacınız olacak, o süre hadi Berlin’i daha yakından tanıyalım.

Berlin iklim olarak, karasal bir iklime haizdir ve en sıcak süreci Temmuz ile Ağustos ayları arasındadır. Berlin’in en soğuk süreci ise Şubat ve Mart aylarına denk gelmektedir. En fazla yağışlarda bu aylarda görülür. Berlin’de yağışların sık sık olması sebebiyle yanınızda şemsiye bulundurmanızda yarar vardır.

Berlin’de döner ve kebap çeşitleri değişik bir lezzete haizdir. Anlayacağınız benzer şekilde uzun bir süreden beri Türkiye’deki döner mi yoksa Almanya Berlin’deki döner mi daha iyidir diye uzun bir münakaşa devam ediyor. Dönere ek olarak Pretzels, Maultaschen (Alman mantısı), Senfeier (hardallı yumurta), Apfel Strudel, (elmalı turta) ve Kartoffelpuffer (patates mücveri şeklinde) yiyebilirsiniz. Bunların haricinde yağda kızartılarak meydana getirilen ve bir tatlı olan Berliner Pfannkuchen’da muhakkak denenmelidir.

Buyurun şimdi gezilebilecek bölgelere bakalım Berlin’de:

Berlin’de gezilecek bölgeler

Berlin, kültür ve sanat bakımından dünyanın en önemli şehirleri içinde yer almıştır. Berlin Film Festivali’ne de ev sahipliği gerçekleştiren bu kentin takriben 175 müzesi, 300 beyaz perde salonu ve 50 tiyatro salonu bulunuyor. Berlin’de 4 üniversite olduğundan fazlaca sayıda gençte eğitim ve öğrenim amaçlı bu şehirde yaşamaktadır.

Kentte fazlaca fazla köprü, park, bahçe ve göl bulunmaktadır ve yeşil alanlar fazlaca olduğu içinde şehirde güzel zamanlar geçirilebilir. Berlin’in sembolü ayı kabul edilmiştir ve şehrin birçok yerinde ayı figürlerine rastlamak mümkündür.

Şimdi sırasıyla Berlin’de gezilecek bölgeler ile ilgili bilgiler verelim.

East Side Gallery

East Side Gallery, Berlin duvarının Kasım 1991’de yıkılmasından sonrasında duvarın sağlam kalan en uzun parçasıdır. Utanç Duvarı’nın yıkılmasının arkasından 21 ülkeden gelen 118 grafiti sanatçısı bu bölüme resimler çizmişler ve yaptıkları bu eserlerle de tarihe geçmişlerdir.

Berlin’in Friedrichshain – Kreuzberg semtinde bulunan bu UtançDuvarı, 1,3 km uzunluğundadır ve Mühlenstraße süresince yer almıştır. Berlin’de görülmeye kıymet bölgeler içinde ilk sırada bulunur.

Brandenburger Tor (Berlin Kapısı)

Brandernburger Tor, Berlin Duvarı’nın yıkılışını simgeler ve şehrin meşhur kapısıdır. Berlin’i ziyaret eden turistlerin muhakkak uğradıkları yerdir ve pek fazlaca kişinin fotoğraf karesinde bu kapı bulunmaktadır.

Berlin Kapısı, 1788 – 1791 yılları aralığında yapılmıştır ve kapının kuzeyinde ise Reichstag bulunmaktadır. Reichstag, hem Adolf Hitler’in Almanya’nın başına geçmiş olduğu döneme kadar Alman Parlamentosu’nun toplandığı yerdir, hem de günümüzde Almanya’nın Parlamento Binası olarak kullanılmaktadır.

Holocaust Mahnmal (Holokost Anıtı)

Holocaust Mahnmalolarak adlandırılan bu abide, katledilen Avrupalı Yahudiler adına inşa edilmiştir. Holokost Anıtı 19.000 metrekarelik bir alana yapılmış ve burada 2711 beton blok bulunmaktadır. Bununla birlikte bu mezarlar Stel olarak da adlandırılmaktadır. Mezarların üzerlerinde ise Yahudi Çağdaş Kanunu’ndan, tören kurallarından ve efsanelerden meydana gelen Talmud’un dini metinlerinden birer sayfa vardır.

Haus am Checkpoint Charlie Museum

Haus am Checkpoint Charlie Museum, soğuk savaşın yaşandığı dönemde Doğu ve Batı Berlin arasındaki ana geçiş yeri olarak malum mevkide konumlandırılmıştır. Müzenin bulunmuş olduğu caddenin üstünde Doğu ve Batı Almanya’nın sınırlarını ayıran bir çizgi ile sınır muhafızlarının bulunmuş olduğu bir de kulübe vardır. İnsan hakları mücadelesini özetleyen bu müzede Mahatma Gandhi’nin giyindiği sandallarda sergilenmektedir. Berlin’de gezilecek bölgeler arasındadır ve meşhur bir müzedir.

Museum Island (Müzeler Adası)

Berlin’in Spree Nehri’nin üstünde bulunan bu küçük ada bir müze merkezidir. Museum Island da 6000 senelik kültür ve sanat eserlerinden oluşan koleksiyonlar vardır. Bu adada Prehistorya ve Erken Dönem Tarih Müzesi (Museum für Vor- und Frühgeschichte), Bergama Müzesi (Pergamonmuseum), Eski Müze (Altes Museum) ve Bode Müzesi (Bode Museum) şeklinde müzeler bulunmaktadır. Adada bulunan bu müzeler topluluğu 1999 senesinde Dünya Mirasları Sıralaması’ne dahil edilmiştir. Bu müzelerde görülmeye kıymet eserlerden bazıları ise şunlardır:

  • Bergama Müzesi: Bu müze Bergama Sunağı, Milet Pazar Kapısı, Alay Caddesi ve Aleppo Odası ile dikkat çekmektedir.
  • Yeni Müze: Bu müzede Nefertiti ve Berlin’in Altın Şapkası bulunmaktadır.
  • Eski Müze: Burası Berlin’in Tanrıçası, Yakarış Eden Çocuk ve Sezar büstü ile meşhurdur.
  • Bode Müzesi: Dört Evangelist tablosu bu müzenin baş eserlerindendir.
  • Eski Ulusal Sanat Galerisi: Menzel’in Demir Fabrikası, Schadow’un Prusyalı Prensesler, Manet’in Kış Bahçesi ve Caspar David Friedrich’in Denizdeki Keşiş adlı tabloları ise bu galerinin en önemli eserleri olarak sayılmaktadır.

Berlin gezi rehberi naturel ki bir tek şu ana kadar bahsettiklerimizle sınırı olan değildir. Berlin’de görülmeye kıymet diğeri bölgeler ise:

  • Charlottenburg Sarayı, Berlin’in en eski sarayıdır ve bu saray 17. Yüzyıl sonlarında yapılmıştır.
  • Gedachtniskirche (Anıt Kilise), Batı Berlin’in simgelerindendir ve bir Protestan kilisesidir.
  • Alexanderplatz, Berlin’in merkezde bulunur ve şehrin en meşhur meydanıdır.
  • TV Tower, Almanya’nın en uzun kulesidir.
  • Hackescher Markt, Berlin’in en meşhur alışveriş mağazalarının, kafelerin, barların, beyaz perde salonlarının ve gece kulüplerinin bulunmuş olduğu bir yerdir.

Berlin’nin Spree Nehri’nde botlarla tura çıkabilir, Prenzlauer Berg de gezebilir, Philarmonie’ye giderek müzik dinleyebilir ve her köşesinde zamanı doya doya yaşayabilirsiniz.

Berlin için şimdilik diyebileceklerimiz bu kadar, umarız keyifli süre geçirmeniz için yararlı bir yazı olur.

Yorum bırakın