Şu şekilde donatılmış bir sofra, sıcak başlangıcı, soğuk mezeleri, salataları, çorbaları, bitmeyen sohbetleri ile bir masa hayal edin. Tüm aile bir araya gelmiş günün kritiğini yapıyorlar sözgelişi. Tam da bu aşamada bu sofranın Alman kültüründe olmadığını söyleyerek birazcık hayal kırıklığı oluşturmak zorundayım. Peki bunun yerine akşam yemeklerinde Alman sofralarında ne var? Organik ki de Abendbrot…
“Abendbrot” aka “Akşam ekmeği”
Almanya`da akşam yemeği saati. Bi parçacık ekmek, bir dilim peynir ya da sosis (Wurst), bir de küçük minik küçük minik küçük bir ihtimal ekmeğe sürmelik bir şeyler (Aufstrich). Bizim için atıştırmalıktan öteye gidemeyecek bu kombinasyon, bu kültürün eğer eğer eğer eğer eğer olmazsa olmaz parçası. Akşamları yalnızca fazlaca hususi durumlarda mutfaklarda yiyecek pişiyor. Fakat niçin?
Alman yiyecek kültüründe bu mini minnacık porsiyon genel olarak akşamın erken saatlerinde, neredeyse bizim öğleden sonrasında dediğimiz saatlerde servis edilir. Bir dilim ekmek, birazcık tereyağı, bir dilim şarküteri yada peynir. Size de birazcık bunaltan gelmiyor mu ilk anda? Fakat unutmamak lazım ki Almanlar ekmek ve şarküteri ürünleri, bilhassa Wurst mevzusunda oldukça yaratıcı. Yalnız ekmek için bile 3200 çesite yakın ekmek yapıldığını hatırlatmak isterim ek olarak. 2014’de UNESCO somut olmayan kültürel miras listelerinde de yerini almasına şaşırmamak gerekir.
Peynir mevzusunda aynısını söylemek ne yazık ki mümkün değil. Gouda, Tilsiter ya da Butterkäse en fazlaca bulunan çeşitler ve oldukça yakın tonda tatlara sahipler. Temeli bu şekilde oluşan ekmeğin süslemesi de bir iki parça salatalık ya da turşu, fazlaca ileri gitmek isterseniz bir de yumurta. Birazcık daha kuzeyde coğrafya tesiri ile küçük minik küçük minik küçük bir ihtimal bir parça balık “Bismarckherring” eklenebilir. Güneyliler için kolay bir sosis salatası “Wurstsalat” yeter de artar dediklerinden.
Akşamları hafifçe ve soğuk yeme ihtiyacı 1920li yıllarda ortaya çıkıyor ve harp sonrası zamanda da hanımefendilerin işgücüne katılımının artması ile iyice yerini kuvvetlendiriyor. Komşu ülkelerin tersine Almanya endüstri odaklı bir yaşam yaratıyor ve geliştiriyor.
Çalışanların oldukça yoğun çalıştığını ve bedensel güç de harcadığını akılda tutarak bir tahmin yapalım. En fazlaca gerekseme duydukları ne olabilir? Cevap: Acil ve sıcak yiyecek. Evet, kantinler bu zamanda kuruluyor ve çalışanlara kaloriden zengin ve sıcak bir yiyecek sunuyor. Böylece akşam yemeklerinde artık sıcak yemeğe pek de gerekseme kalmıyor. Bu töre, hızla gelişen değişen değişen hızla gelişen hızla gelişen hızla gelişen teknolojinin gelişmesi ile de devam ediyor, zira artık bedensel güç gereksinim duyulan işler oldukça azaldığından ve süre daha da kıymet arz ettiğinden akşam hafifçe ve soğuk bir atıştırma olarak yerleşiyor. Öylesine ergonomik ve şaşaadan uzak bir öğün ki, tabağa bile gerek olmadan “Brettchen” denen minik kesme tahtaları üstünde hazırlanıyor ve servis ediliyor.
Eyvah! Yoksa Abendbrot tarih mi oluyor?
Küreselleşme tesiri ve yeme alışkanlıklarının da “low carb” şeklinde değişik rejimlere evrilmesi ile bu kültür de tarihe gömülüyor olabilir mi? Ya da tatillerde Yunanistan, İspanya, İtalya ya da Türkiye içinde meydana getirilen tatillerde görülen akşam sıcak yeme alışkanlığına özenmemek mümkün olabilir mi?
2019’da hala toplumun %40 civarı hala akşamları Abendbrot tercih ettiğini söylüyor. Fakat COVID salgınında “Home Office” tesiri ile akşamları da evde yiyecek pişirme alışkanlığının arttığını üzülerek ifade ediyor bazı Abendbrot savunucuları. Ekmek fırınları bu kültürü korumak amacıyla yeni Abendbrot konseptleri geliştirmeye başladılar bile. Çocuklu ailelerde akşam yemeği hala çoğunlukla beraber oturularak her insanoğlunun kendi hazırladığı bir sürmelik sos, bir dilim şarküteri ve peynir: Abendbrot.
Bu yazıda ekmek çeşitlerine ya da gün içindeki Alman ekmek arası kültürüne atıf yaptıysam da, o denli da fazla fazla fazla derine inmedim. Her biri oldukça kapsamlı mevzular olduğundan ayrı ayrı konuşarak hakkını vermenin daha doğru olacağı kanaatindeyim.
Abendbrot için bir sürmelik sos tarifi vermeden de yazıyı kapatmayalım isterim.
Zeytinli Domates Biber ezmesi

Ilkin malzemelerimize bir göz atalım:
- 400 gram domates
- 3 sivri sivri yeşil biber
- 1 kırmızı biber
- 4 dal kekik
- 10 diş sarımsak
- 30 gr ceviz (öğütülmüş)
- Zeytin (çekirdeksiz)
- Fesleğen
- Zeytinyağı
- Karabiber
- Tuz
- 1 çay kaşığı şeker
- 1 yiyecek kaşığı balzamik sirke
Domatesleri, biberleri kati ve çekirdeklerini çıkarın.
Sarımsakları soyun.
Bir fırın kabında hepsini zeytinyağı ile karıştırın.
Arasına kekikleri yerleştirin. Biber, tuz ve şekerle tatlandırın.
Her şeyi evvel ısıtılmış 180 aşama fırında kenarları kızarana kadar averaj 30 dakika pişirin. Sebzeler bu şekilde görkemli bir ızgara aroması oluşturacaktır.
Fırın sebzeleri, zeytinleri ve fesleğeni iyice püre haline getirin.
Balzamik sirke ve çekilmiş cevizleri ilave edin.
